|
Zenginler Kulübü Gül, RP milletvekiliyken TBMM'de AB ile ilgili yaptığı bir konuşmada ise Avrupa Birliği ile ilgili olarak, "Değerli arkadaşlar, AB Hıristiyan kulübüdür. Türkiye'yi hiçbir zaman içine almayacaktır. Bizi zenginler köşkünün bahçesindeki kulübeye koyacaklar" demişti. |
|
Devamını oku...
|
|
ABD'de basılan kitap Milli Görüş'ün kurmaylarından Şevket Kazan, Abdullah Gül'ün kendi adına kitap bastırdığını, Refah Partisi için bir şey yapmayıp kendisi için çalıştığını anlatıyordu. Kazan, Gül'ün danışmanı Faruk Mercan'ın ABD ile sürekli fakslaştıgını da söylüyor, şunları anlatıyordu: "Hani 'kadından al haberi' diye bir söz vardır. |
|
Devamını oku...
|
|
Yoldan Nasıl Çıktılar Gazeteci Yavuz Selim'in "Milli Görüş Hareketindeki Ayrışmaların Perde Arkası Yol Ayrımı" kitabında ilginç bilgiler de yer alıyordu: Mehmet Bekaroğlu, Milli Görüş'ün bölüneceği ile ilgili bilgilerin basında yer aldığını şu sözleri ile açıklıyordu: |
|
Devamını oku...
|
|
Abdullah Bey'in İstekli Olduğunu Biliyordum Yavuz Selim'in "Yol Ayrımı" adlı kitabında Genel Başkanlık için Abdullah Gül'ün istekli olduğunu söyleyen isim Bülent Arınç oluyordu: "Bülent Arınç (AKP): Kongrelerin yapılması lazımdı. II kongrelerinin delegeleri, bizzat Ankara'dan tespit edilmeye başlandı. Ama biz bütün bunları hiç önemsemedik. |
|
Devamını oku...
|
|
Partinin İçine Virüs Girdi Abdullah Gül, Fazilet Parti'si içindeki ayrışmadan Abdulkadir Aksu, Cemil Çiçek, Ali Coşkun'un suçlanma olaylarını anlatıyordu. "Seçimmağlubiyetinden sonra Bülent Bey olup bitenlere isyan şeklinde kendi bölgesinde, Manisa'da Genel Başkanlığa adaylığını açıkladı. |
|
Devamını oku...
|
|
Mayasız Ekmek Yeniçağ Gazetesi'nden Aslan Bulut 25 Nisan 2007 tarihinde Abdullah Gül'ün CIA Ortadoğu Masası Şefi Graham Fuller ile olan görüşmesini ve Erbakan'ın Gül ile ilgili değelendirmelerini yazıyordu: "Yaklaşık 12 yıl önce İstanbul'da bir Kafkaslar Toplantısı düzenlenmişti! |
|
Devamını oku...
|
|
Gül'ün ABD Vatandaşlığı 10 Mayıs 2000 tarihli, Elazığ'da yayınlanan ve Erbakan'a yakınlığı ile bilinen El-Aziz Gazetesi'nden Vahit Şekerci; "Gül Amerikan vatandaşı olduğunu neden gizliyor" başlığı altında Abdullah Gül'ün de, Tayyip Erdoğan'ın da ABD vatandaşı olduğunu yazıyordu: |
|
Devamını oku...
|
|
Gül ve Tayyip'in Dostları CIA Ortadoğu Masası Şeflerinden Graham E. Fuller ve lan O. Lesser tarafından yazılan ve bir Rand Çalışması diye lanse edilen "Türkiye'nin Yeni Jeopolitik Konumu" adlı kitapta ülkemizin bölünmesi için her türlü yol ve yöntem gösteriliyor, bu uğurda tüm kışkırtmalar eksiksiz yapılıyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Cumhurbaşkanlığı adaylığı Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştığında herkeste bir heyecan başlıyordu. AKP seçim sathı sırasında kendince değişik bir taktik uygulamış, görüştükleri; general, üst düzey hakim, savcı ve bürokratlar ile bir çok kişiye cumhurbaşkanlığı va adinde bulunmuşlardı. |
|
Devamını oku...
|
|
Adaylıktan Çekilmeyeceğim AB ve ABD'li dostlarından aldığı cesaretle açıklama yapan Gül, "Adaylıktan çekilmeyeceğim" diyordu. 30 Nisan 2007 tarihli Zaman Gazetesi Gül'ün açıklamasını şöyle veriyordu: "Cumhurbaşkanı adayı, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, seçim sürecinin devam ettiğini, adaylığını geri çekmesinin söz konusu olmadığını söyledi. |
|
Devamını oku...
|
|
İşte Düşman Genelkurmay Başkanlığı'nın muhtıra gibi açıklaması tam anlamıyla bu ülkenin sahipsiz olmadığını haykırıyor, düşmanın tarifiniyapıyordu: "Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!" anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır..." Nedense bu sözler bana Tayyip Erdoğan'ın Ausburg'da söylediği sözleri hatırlatıyordu: |
|
Devamını oku...
|
|
MUSA'NIN ÇOCUKLARI Belediye başkanlığı ve öncesinde İzak Alaton'un rahle-i tedrisatından geçtiği için İsrail istihbaratı elemanı ve elçilik müsteşarı Alon Liel'in yanında zorluk çekmiyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Gürcü mü yoksa Rum mu Tayyip'in hayat hikâyesine başlamadan önce dedelerinin nereden geldiğine bakmak onun hikâyesini anlamamızı bir hayli kolaylaştıracaktır. Tayyip'in anne tarafı Rize ili Güneysu ilçesine Gürcistan'ın başkenti Batum'dan gelmişlerdi. O sıra Batum'dan gelen aileler arasında "Mezarcı" ailesi de vardı. |
|
Devamını oku...
|
|
Potamya'nın gururu Tayyip, Başbakan olarak memleketi Rize'nin Güneysu Beldesi'ne gittiğinde hemşehrileri kendisini 'Potamya'ya Hoşgeldin', 'Potamya'nın Gururu' pankartlanyla karşıladı. Buralar Güneysu olarak bilinirdi. Potamya ne demekti? İşin aslı çok geçmeden ortaya çıkıyordu: Güneysu Beldesi'nin Rumca ismi Potamya'ydı. |
|
Devamını oku...
|
|
Ben Gürcüyüm eşim Arap Hürriyet Gazetesi'nden Emin Çölaşan 2 Ekim 2006 tarihinde Tayyip'in kökleri ile ilgili şöyle yazıyordu: "...Elimde Recep Tayyip Erdoğan'ın aile nüfus kütüğü var. Devletin resmi belgesi. Bu belgede "baba tarafından çeşitli kimselerin anneleri" olarak şöyle isimler geçiyor: |
|
Devamını oku...
|
|
Güçlü karşısında eğildi Tayyip'in babası son derece sinirli bir adamdı. Sinirlendiğinde evden kimse yanma yaklaşamıyordu. Babasının Tayyip'e karşı özel bir ilgisi vardı. Annesi bu durumu keşfetmişti. Baba sinirli olduğunda görev Tayyip'e kalırdı. Hemen babasının yanma sokulur, babsının ayakkabılarını öperdi. Bunu gören Babası sakinleşir, gözlerinden yaşlar süzülür, bütün çocuklar babalarıyla birlikte ağlarlardı. |
|
Devamını oku...
|
|
Tayyip'in küfürle imtihanı Tayyip verdiği röportaj da "küfür faslı kapandı" diyordu, demesine de ancak gerçek hiç te böyle değildi. Her sinirlendiği ortamda kendine hâkim oiamayarak küfrü basıyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
"Artislik yapma lannn... Anam da al git, laynnn" Yine bir Almanya gezisinde İslami holdinglerin dolandırdığı vatandaşlar, mağduriyetlerini kendisine aktarmak istediklerinde "Sahtekârlar" şeklinde tepki veriyor, yine aynı Almanya'da yandaşlarının yanında Büyükelçileri de azarlıyordu... |
|
Devamını oku...
|
|
Küfretmedi ama bayıldı Tayyip küfürlü konuşmasının ceremesini çektiğinden artık bu tür konuşmalardan uzak durmaya çalışıyordu. 1991 Genel Seçimlerinde liste başı olmasına rağmen tercih oylarıyla Mustafa Baş meclise gidiyor, Tayyip on bir gün elinde tuttuğu mazbatasını Mustafa Baş'a bırakırken düşüp bayılıyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Küçükken Kur'anı öğrendiğini söyledi ama Tayyip, daha küçücük bir çocukken Kur'an okumayı öğrendiğini, camiye gidip namaz kıldığını, oruç tuttuğunu anlatıyordu. Hatta İlkokulda müdürü İhsan Aksoy'un sınıfta "Kim namaz kılacak" diye sorduğunda bir tek kendinin parmak kaldırdığını söylüyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Tayyip ve MTTB "Üniversite yıllarında aktif sosyal ve siyasi hayatın içinde yer almaya başlamıştım" şeklinde konuşan Tayyip, Nesil Yayının'ca basımı yapılan "Bu Şarkı Burada Bitmez" adlı ve kendisiyle söyleşi şeklinde yayınlanan kitabında Milli Türk Talebe Birligi'nde Kültür Müdürü olduğunu söylüyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Tebliğ, cihad ve şiddet Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk; "Tayyip Erdoğan, Bir Değişimin Öyküsü" adlı kitaplarında MSP'li Tayyip hakkında şunları aktarıyorlardı: "İlk durak MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanhğı'ydı. Beyoğlu onun siyasi serüveninde bir nevi karargâhtı. Babası da, annesi de oğullarının aktif olmasına karŞ1 değillerdi.... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Tayyip ve tarikat 80 Öncesi İstanbul da, bugün olduğu gibi, adeta bir tarikat cennetiydi. Nakşîlikten Süleymancılığa, Süleymancılıktan Nurculuğa, Nurculuktan Kadiriliğe, Kadirilikten Rufailiğe kadar boy boy desen desen irili ufaklı onlarca yüzlerce tarikat... |
|
Devamını oku...
|
|
Asker oldu Piyade Tayyip İETT'de futbol oynarken şort giydiği için "Günahkâr olduğumu biliyorum" diyor, sözde sakallarını kesmemek için buradan ayrıldığını anlatıyordu. İETT'den aynlmasınm ardından sucukçuda çalışmaya başlıyordu. Sucuk imalatçısı şirket, Tayyip'in askerdeyken maaşını ödemeye devam ediyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 10 |