Şeyhi İnanışları
Şeyhilikte peygamber ve imamlar, ilahi varlıklardır. İmamları Levlıi Mahfuz olarak adlandırılırlar. Onlara göre imamların cesetleri çürür ancak ruhları bakidir. Ceset her an değişmededir. Ölümünden sonra da alemin zerrelerine karışıp gidecektir. İnsanın ruhu ise sadece bir cesetten ibarettir.
Cennet ve cehennem ise bu dünyada yapılan iyilik ve kötülükten ibarettir.
Bu inançlarını, Ahmet Ahsai açığa vurduktan sonra İran'da tutunamadı. Bütün inanmış Müslümanlar, bu sapık adama cephe aldı. Ahmet Ahsai'yi İran'dan sürgün ettiler.
Ahsai'nin ölümünden sonra Şeyhilerin liderliğini Kazımı Reşdi yaptı.
İran'ı yöneten Türkmen Kaçar sülalesi, İran'daki iç kargaşalardan yıpranmış, Ruslar'la yaptığı savaşı kaybetmiş. Ruslar'la yaptığı Türkmençayı Antlaşmasıyla Rus Çarlığının iktisadi ve siyasi müdahalelerine maruz kalmıştı. Ruslar, bir yandan Gence, Bakü gibi Kafkas şehirlerini istila ederken, bir yandan da İran'ın ekonomik kaynaklarını sömürmeye başlamıştı.
Buna karşılık çaresiz kalan İran Şahı, İngilizler'le siyasi ilişkiye girip, İngiliz subaylarının İran'a gelmesine ve orduya eğitim vermesine müsaade etmişti.
İran, Rus ve İngiliz casuslarının hakimiyet savaşı verdiği bir arenaya dönmüştü. Kazımı Reşdi aslen Viladivostoklu Yahudi bir Rus ajanıydı. Görevi İran'da ayaklanma çıkararak, halkı provoke etmekti. İran Şah'ı, Kaçar hanedanı reisi Ali Şah'ın döneminde, Ahmet Ahsai'nin güveninin kazanarak daha sonra bu dinin lideri oldu. Kazımı Reşdi'nin talebesi olan Mirza Ali Muhammed Bab, Babilik isimli sapık inancı İran'da başlatan kişi oldu. Ve böylece toplam 612 sene İran'ı idare eden Türk sülaleleri Babi'lerin kurdukları bu sapıkça din ve İngilizler'in entrikaları yüzünden hakimiyetlerine son vermek zorunda kalacaklardı...
Kaçar sülalesi ise 135 yıl boyunca sekiz ayrı Şah'ın yönetiminde İran'ı başarıyla idare etmişti. Ondan evvel Zengi sülalesi 26 yıl, Avşarlar sülalesi 25 yıl egemenliklerini sürdürdüler... Safavilerin hakimiyeti ise yaklaşık 220 yıldı. İlhanlılar, Akkoyunlular, Selçuklu ve Gazneliler, İran'ı adalet ile ve başarı ile idare etmiş Türk Sülaleleridir. Ta ki Babilik denen bu sapık akım İran'a içsavaşa yol açana kadar böyle sürdü.
En sonunda 1923 yılında, Kaçar Hanedanının son şahı Ahmet Şah, Babilerin ve İngilizlerin entrikalarına dayanamayarak ülkeyi terk edecekti...
Bu fırsatı değerlendiren Rıza Pehlevi yönetimi ele geçirerek 25 Nisan 1926'da kendini İran Şahı ilan ediyordu... İşte o günden beri 30 milyon Horasan Türkmeni, Farslıların boyunduruğunda yaşıyor.
Kitabımızın bundan sonraki bölümlerinde Mirza Ali Muhammed Bab'ın, Babilik dinini nasıl kurduğunu, İran'ı içsavaşa nasıl sürüklediğini, bu sürecin sonunda Bahaullah'ın sürgüne nasıl gönderildiğini, kendini nasıl peygamber ilan ettiğini, Bahaullah'ın ölümünden sonra oğlu Abdulbaha'nın Bahailik dinini nasıl yaydığını, Abdulbaha'nın çağdaşı ve fikirdaşı olan Saidi Kürdi ile irtibata nasıl geçtiği ve kronolojisinin gelişimi içerisinde Saidi Kürdi'nin halifesi Fethullah Gülen'in Bahailiğe nasıl dahil olduğunu göreceğiz.