Şuanda 32 konuk çevrimiçi
Üyeler : 1
İçerik : 2324
İçerik Tıklama Görünümü : 116664
JoomlaWatch Stats 1.2.7 by Matej Koval

Countries

64.7% 
31.3% 
2.9% 
0.1% 
0.1% 
0.1% 
0.1% 
0% 
0% 

Visitors

Bu Gun  662
Dun  697
Bu Hafta  2019
Gecen Hafta  2126
Bu Ay  3302
Toplam  4588


Yazdır ePosta

Kur’an Düşmanı ve Tahrifatçısı YAŞAR NURİ ÖZTÜRK’LE İLGİLİ GENEL DEĞERLENDİRMELER

 

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'le yetmişli yıllara daya­nan bir dostluğumuz var. O yıllarda (Nisan - 1976) neşredilen Hallac-ı Mansur ve Eseri isimli kitabın redaksiyonu ve bası­mı konusundaki ilgim dolayısıyle Öztürk kitabının 59. say­fasında Ahmet Tekin'e teşekkür de etmiştir.

 Hatta müşte­rek dostumuz ve rahmetle anılacak hizmetler yapan ağabe­yimiz Fethi Gemuhluoğlu ile de ortak hatıralarımız mevcut. Müşterek dostlarımızın ve büyüklerimizin erken hakka yü­rümesi, benim doktoramı yarım bırakarak uzunca bir süre İstanbul'dan ayrılmam ilişkilerimizi zayıflatmıştır.

Beyan dergisi sahibi Ahmet Zeki Sarıhan, Öztürk'ün Kur'an-ı Kerim meali ile ilgili bir eleştiri yazmamı isteyin­ce, küllenen dostluğumuzun, Öztürk'ü incitme pahasına da olsa, yeniden canlanacağını düşünerek sevindim. Kendisi­ne daima, sadece iltifatta bulunanların dostları olmadığını, dostun acı söyleyeceğini, fakat doğruları söyleyeceğini, otuz sene sonra bir defa daha hatırlatmak istedim.

Sûfî okulundan, tasavvuf uzmanlığından, istinsah ya­parak çağdaş müfessirliğe;  çöplük temizleme  niyetiyle tahrifat yapıp, fetva eminliğine; İslâm sosyalizminden CHP'ye; Fatih Camii hazîresinde sabah namazından sonra Merhum Mustafa Efendi'nin yanında Rahman sûresi oku­maktan Moon Tarikatıyla ilişkilere; mahalle camii imamlı­ğından, mehdîliğe ve çıplak uyarıcılığa; yerde debelenen, kıpırdayan bir varlığın, dâbbet'ül-arzın, tekerlekli sandal­yeye mahkûm alil, ateist bir kimseyle (Stephan Havvking) yo­rumlamasına; bir takım teknik imkânlar sebebiyle ezana ihtiyaç kalmadığı düşüncesine, esen rüzgara göre mealin­de yaptığı değişikliklere, tahrifatlara; İslâm'ın dışında meş­ru dinler icat etmeye; Kur'an mealinin öneminden pey­gamber ve hadis düşmanlığına; marijinal fikirlerine şaz ha­disleri kaynak göstermeye; evliya menkıbeleriyle yetişerek evliya düşmanlığına nasıl geldiği konuları açmazlara dü­şen, çelişkiler içindeki bu eski dostumu ilim adamlarının incelemesine, analizine değer hale getirmektedir.

Bu hususların her biri birer kitaplık konu olmakla bir­likte, bunlardan birkaç tanesini kısaca irdelenip, kamuoyu­nun dikkatini çektikten sonra, Öztürk ile M. Esed'in meal­lerinde ve Süleyman Ateş'in Tefsirinde ilk anda göze çar­pan hataları, tahrifleri göstermek istiyorum.

1. Öztürk, Ateş, Bayraklı, Esed, Hoffmann ve ben­zerleri 2/62, 5/69, 5/48 âyetlerinden, Kur'an'ın bütünlüğü­nü dikkate almadan, yüzeysel anlayışlarına dayanarak, bu âyetlerdeki kelimelere verdikleri mânâlarda maddi hatalar yaparak veya kafalarındaki, gönüllerindeki düşünceleri Kur'an âyeti imiş gibi göstererek, Allah'a ve âhirete imanı ve İslâm'ın emrettiği amelleri içermeyecek şekilde anladık­ları amel-i salihi yeterli görerek, yahudiliği, hristiyanlığı ve sâbiîliği meşru din sayıyor ve bunların saliklerinin kurtuluşa

ecekleri düşüncesini ileri sürüyorlar. Öztürk gibi kendisi-i ulemâ-i benâmdan sayanlar, soru-cevap veya fetva adı tında bunları söylerken müslümana hakareti de ihmal etmiyor. Esed gibi ciddi kaynaklara hayali atıflar yapanlar, ir'an'ın mantığını, bütünlüğünü ve dilini bozanlar, Kur'an etlerini tahrif ederek geçmişten günümüze kalan muharef Tevrat ve İncil'in tasdikini Kur'an'ın metnine geçiriyorlar. Hoffmann gibiler mezkûr üç âyeti Kur'an'ın muh­kem âyetleri sayarak, Allah katındaki tek dinin İslâm oldu­ğu hükmünün ya mensuh olması gerektiği, yahut da, müslümanların bu âyetlerdeki ifadeleri yeniden yorumlamaları erektiği fikrini ileri sürüyorlar (Zaman Gazetesi, 3 Ocak 999, Akit gazetesi, 4-8 Şubat 1999). Bununla da yetinmiyor, ir müslümanın bu dinlerden birini seçebileceğinin meşru-ğunu, Kur'an'daki bu üç âyetin bu meşruiyete delil oldu-unu ileri sürebiliyor. Bayraklı gibi, Kuranı doğrudan anla­ma derecesine eremeden tefsir yazma özentisi içinde olan, bir yanlış hüküm üzerine sayısız yanlış hükümler bina erek yanlışlar zinciri oluşturuyorlar.

Prof. Ateş ise Türkiye'de bu fitnenin ve ifsad edici layısın baş aktörüdür.

İlmi disiplinden, Kur'an'ın bütünlüğünden, gerçekleştirrmek istediği hedeften uzak salkım saçak bir anlayışın, gelecek nesilleri yakacak bir fitne ateşinin, ekonomik sıkıntılar içinde bocalayan İslâm milletlerine verecekleri za­rın takdirini samimi mü'minlerin idrakine bırakarak sadece Kur'ânî bakış açısından bu konular üzerindeki görüşlerini sizlerle paylaşacağım.

Allah Teâlâ Adem a.s’dan. Hz. Muhammed s.a.'e adar bir tek isim altında din göndermiştir. Bu dinin adı İslâm'dır. Yahudilik ve hıristiyanlık İslâmî. Kur'ânî manada din değildir

  

_________________________________________

Kur’an Düşmanı ve Tahrifatçısı : YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

 
 

Necmettin Erbakan İsrail ile Kaç Askeri Antlaşma imzaladı?

Necmettin Erbakan İsrail ile Kaç Askeri Antlaşma imzaladı?